Sayfalar

3 Mart 2012 Cumartesi

Cahilmiyiz neyiz? (iki)





-Anlatacaklarım yarım kalmıştı, şimdi sesizliğini korumaya devam et  ve lütfen  dinle!
-Ölüme karşı arsızlığı yaparken bu naçizane bedenim, fare zehirli  derin acılı Türk kahvemi tekrardan yudumlamaya  devam ediyorum, sanırım en son kusuyordum.
-Bütün kusmuklarımdaki iğrençlik  algılayamadığım  anlamsızlıkların bir bileşkesi. Okadar iğrenç ve okadar pis ki  sanırım ben bunlardan ibaretim. İğrençlik ve pislikten öteye gidemeyen ben.
-Aklımdaki bütün sorunların hükmünü  devrettim , ayna karşısında kaybolmuş bir kişiliğin kendini arama sorunsalı içinde debelleşirken, bir yanım hala tutunma çabası içinde, oysa neye ve kime ?
-İtiraf ediyorum ben iyi bir hizmetkar olamadım ve üzgünüm kadınlar ben sizin kahramanız olmayı beceremedim kısaca ben “o” olmayı beceremedim.
-“O” dediğime bakma lütfen, anlamsız bakışlarını  gözlerime  dikerek bir anlam kazandırmayı dene, en azından bunu söyleye bilecek küstahlığa sahibim. ( Demek benimde sahip olabildiklerim oluyormuş)
-Ölmek ve yaşamak bu iki kavram arasındaki farklılığı sözde değil özde anlamak için sanırım bir defa olsun ölmek gerekiyor.
-Ölmek illa köpekler gibi atan kalbinin durması anlamına gelmesin bence ölmek kalabalıklar içinde anneni kaybetmektir ve bence ölmek “ölümü” düşünmektir.
-Aaahh saçmalama, intihar etmek korkaklığın en büyüğüdür ( öyle demişti bir fahişe, neden hala yaşamak istediğini sorduğumda).
-Hak vermiştim ona, kan kırmızı dudaklarından nasılda süzülü vermişti, o dakikadan sonra onunla yatmak yerine onu dinlemeyi tercih etmiştim.
-Hala konuşmama tahammül ettiğin için teşekkür ederim.
-Bakışlarından anlaya biliyorum. Madem intihar korkaklık ozaman ne diye fare zehiri ile karıştırılmış yoğun acılı türk kahvesi içiyorum. Biliyor musun? (bilmiyorsun) ölülerde içer.
-Ozaman şu önerme doğrudur; “ölümü düşünmek bile ölmektir  aslında.” O halde zehir  içmem ölü bedenime zarar vermez, hem zaten kusuyorum da bak yalın ölüme karşı panzehirliyim sanırım.
-Hem korkma bana bir şey olmaz, olduğunu sandıkların aslında beyninin sana oynadığı oyunlardan başka hiçbir halt değil, bak hala buradayım ve konuşuyorum.
-Bakarken ne düşündüğünü gözbebeklerinin içindeki kılcal damarlardan anlaya biliyorum, bu yüzden düşünmeye devam et birazda seni dinleyeyim.
-Sanırım zehir içindeki kahve çok gelmiş.  Eğer zehir az olursa yaşama riskim yükselir bu yüzden biraz daha zehir! (lütfen ) Hayatımda kurabildiğim en mantıklı mantıksızlığımı  aptal bakışların ile yüzüme vurma, ben bu şekilde olmasını istediğim için bu şekilde olmasını sağlıyorum yada en azından çabalıyorum her ne kadar saçmalık olsa da “çabalaya biliyorum” ya senin çabalayamadık ların…
-Herneyse boşver… ölü birinin   çabaladıklarının senin için bir anlamı olduğunu sanmıyorum, sanmıyorum çünkü sanmamak istiyorum.
-Beni özledin mi ?
-(…)(iki

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

denemelisin