Sayfalar

16 Mart 2012 Cuma

Sana Geldim










J.
İçimde sana doğru akan bir nehir,
İçimde sana ağlayan bir bulut,
İçimde adını sayıklayan bir çocuk var.
Duyuyor musun..?
.
Sana zor günler için kelimeler biriktirdim. Mutlu ol diye. Belki de benim.. Elimde Kaf dağının gizemini taşıyan bir ömür, sana geldim. Belki de sona… Sana sol anahtarı kırılmış bir şarkıyla geldim.
Sana rengini kaybetmiş bir resim,
Sana denizine ağlayan bir balık,
Sana suyu özleyen rakıyla geldim.
Ben sana, bizi olduğumuz gibi sevecek bir Tanrı’yla geldim. Cenneti araklayıp kimseden habersiz, sırat kadar güzel olmasa da, benden sana uzanan bir köprüyle geldim. Fizyolojimi, psikolojimi ve ayrıca biyolojimi altüst eden gülüşünü de alıp yanıma, içimden içine kalkan bir otobüsün cam kenarında, üstelik gişedeki kızın “dönüş bileti de vereyim mi?” sorusuna aldırmadan, ben sana sadece gidiş biletiyle geldim. “Gidişin olsun da dönüşün olmasın” diyenleri, ilk kez bu kadar severek, ben sana hayatımın en güzel bedduasıyla geldim.
Sana geldim. Belki de sona.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

denemelisin