Sayfalar

24 Eylül 2015 Perşembe

Annem kapımı açtı

son bir ayda hattıma iki defa kontör yükledim bu uzun zamandan beri yapmadığım bir şeydi itiraf etmeliyim ki garipsedim oysa alışmış gibiydim lüzumsuz aramalar yapmayıp kendimi bilmediğim şeylerden korudum, kendi payıma peki neyden ? Zor bela düşürülmüş bir numara olmaktan hani aslında bir numara olduğundan değil işin bir numarası olmamasından kaynaklı bu sıkıcılık...

 Annem az önce kafamı açtı, bu sığlık sana yaramaz oğlum dedi, kadın haklı bu sığlık bana hiç yaramıyor, sahnelere düşmem yakındır yani tabi bu üçüncü sınıf  Ankara barından bir sahne değil bunu devler ligi gibi gör mesela...

 Ayak ucu ile yokladığım bu derinliği hissetmenin ve ona dokunmanın o muazzam hazzını kim nasıl anlatabilir ki, kafatasının  boşluğunu dolduracak başka bir şey düşünemiyorum, bilmiyorum.

 Annem kafamı açtı, zihnimin bir ucunda pıhtılaşmış kelimelerim, sözcüklerim.

-Şu kürdanı uzat bakalım...
-Neden ?
-Oğlum burada birikmiş her bir şeyin, kazımam lazım...
-kürdan la ?
-Buna mı şaşırdın, ver şu kürdanı.

 Bu realiteye aykırı. Bu hayatın dinamiklerini olumsuz yönde etkileyecek kadar gerçek dışı bu büyük reklam afişlerindeki slogan kadar gerçek dışı.

 Ama bu gerçek derinlik, beni kendine çekiyor.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

denemelisin