Büyük LÖSEV Ailesi, lösemili&kanserli çocuk ve ailelerin bu zorlu mücadelede yalnız olmadıklarını göstermek için sevgi ve azimle çalışan bir vakıftır. LÖSEV kurulduğu 1998 yılından bugüne dek faaliyetlerini duyarlı kişi ve kuruluşların destekleri ve binlerce GÖNÜLLÜSÜ’nün katkılarıyla gerçekleştirmiş; Türk halkının konu hakkında daha bilinçli ve duyarlı olmasıyla beraber tedavide %91'lere çıkardığı başarısını %100’e çıkartmayı hedeflemiştir. LÖSEV'e gönlünü veren gönüllüler LÖSEV’in her etkinliğinde aktif rol almakta, vakıf çalışmalarına aktif katılım göstererek çocukları hayata bağlamaktadırlar. Yüreğinde paylaşım ve sevgiye yer olan herkesi Lösev gönüllüsü olmaya davet ediyoruz. Lösev gönüllüsü olabilmek için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli: http://bit.ly/losevgonullusu Lösev’i Facebook’ta takip etmek için: www.facebook.com/losev0660 Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınızla deste...
"Ve evim benim huzurum Kıymık batmış yalnızlığım Sadaketime düşkün yeminim Ruhu çekilmiş bedenim" Uğultusu çok uzaklardan geliyor, sen de bin yıl bense koca bir karadelik. Hep hızına yetişemediğim kaçıp giden o ilginç tabelada yoruluyor gözlerim. Belki de bakmaktan sıkıldığımdan göz tembelliği oluştu, kim bilir? "bu da bir yorgunluk" Kıyamet kopsa yerinden oynamayacak günahlar biriktirdim, her gün hesabını yapıyorum cennetin yolunu bulamıyorum. Bu yol gözlerin olur bu yol ellerin olur, bu yol izlerin olur. Bu yol her şey olur. Gayri meşhur muhabbetlerde dillendirilmesi büyük azap veren hikayeler de biriktirdim mesela anlatılması için haklı ölümlerin gerçekleşmesi gereken hikayeler. Bunların hepsi bin yıllık mesafeden uğulduyor kulaklarıma burnuma, dalağıma. Kıyametin koptuğu yerden konuşuyorum, burada olup biten her şeyin aleyhime işleneceği söylenmekte. Ben oturmuş yine hesap yapıyorum ve yine bir yolunu bulamıyorum.
Merhaba, Bir yankı henüz varmış olmalı, iç geçirişinin gırtlağında oluşturduğu burukluğun. Sesini koca bir kayaya çarparsın, ses koca kayaya çarpar sana gelir heh işte ben o gelgitler arasında yaşıyorum. Kelimeleri o kadar çok kullanmışım ki yankı yapacak sadece hiçlikler kalmış. Benim bedensiz bu hiçliğimi vuruyorum koca kayalara. Hiçlikten geriye atomlarına bölünmüş daha büyük bir hiçlik kalıyor, birde sonsuz bir yolculukta olduğumu düşün, heybemin neyle dolu olacağını tahmin etmek o kadar da zor olmamalı. Bir önceki yankıda denk gelmiştim; "kelimeler bu aralar fazla karaborsa. Kullanılmayacak o kadar çok insana kullanılmış ki, stokların durumu son beş yılın en düşük seviyesindeymiş." Galiba bu yüzden, bu insanlar bir birlerine sevdiklerini söyleyemez. Ama bu çok acı üzülüyorum bayağı kırılıyorum. Kalbinin bana dokunup dokunmaması önemli değil evrensel düzeyde üzülüyorum. Korkma üstüne bulaşmaz bunca üzüntü ve en önemlisi parmak izi bırakmaz bunlar, sadece ba...
i'm waiting...
YanıtlaSilhttp://cahilinsanlardernegi.blogspot.com/2012/10/bana-yine-mektuplar-yaz-zagor.html
YanıtlaSilbalta hala bende...
Sil