Kayıtlar

-ya da ben öyle zannettim‏ (Phytia'dan Zagor'a - Uzun cümleler)

Sakınımlı bir birlikteliğimiz var, bir gün öğrenilecek nasılsa ama.  buna rağmen cümlelerin altında saklı söyleceklerim. "ben istediğim  kadar beni tanırsın, gerisi sadece zannetiklerindir" dediğin zamanı  gördüm gözunde (kim bilir kime idi cumlelerin). senin ortalığa hakim  oldugun saatler, herkesin uyudugu saatlerdir, biliyorum. Ama o zaman  bile gözlerin "ben istediğim kadar bilirsin" diyor karanlıklara. senin  imparatorlugunun hayat buldugu saatlerde bile gözlerin hükmediğin  hükümdarlığına, sözlerin değil. ( ya da ben öyle zannettim.) Renklerin canlılıgını yakalaman uzun surmüş, sanıyorum(yada ben öyle  zannettim. belki hep canlıydı sen de renkler.) . Dışardan aldıgın her  etki, tepkinin bir dogurdugu bir dışavurum yansımaydı aslında  tepkisizliğine name vuran. Yuvalandıgın düşüncelerin, aymaz  insancıkların beyninintoplamından daha fazlaydı. işte tam bu sebepten  kafan ağırdı ve kafanın gereğinden fazla çeken ağırlığı...

-Mesela bazı şeyler unutulmuyor.

Resim
(Hangi sıradan günün lanetidir bilmiyorum) -hatırlıyorum, birbirimize  dokunuşlarımız da ki  o ürpertiyi. Bakışlarımızı birbirimizin gözlerinden kaçıracak cehennem arıyorduk, o an cehennemin yedi kat dibinde yanmak bu utangaçlığımızı ancak dindirebilirdi ve biz o an cehennemin yedi kat dibindeydik (sevgilim).  Gölgelerimizi saklayacak vaktimiz yoktu, birazdan kıyamet kopacak yalanına kendimizi inandırmış ve geriye kalan son nefeslerimiz. Son bir otobüs, yalnız kalınmış bir semtin durağından geçiyor, yetişmek için adımlarımızı hızlı hızlı atarken nefeslerimiz kesiliyordu, belki konuşmaya çabalıyorduk,  hem boş ver sözler kimin umurundaydı, biz kendi cehennemimiz de yanıyorduk. Göz bebeklerinin uzay boşluğunda kayboluyordum, kocaman bir boşluk bu kadar mı tapılası olur, inancımı yitirmeye sebebiyet kocaman  bir boşluk.  Farkındamıydın bilmiyorum, beyaz teninde hicrete çıkmış terler süzülüyordu zambak kokuları ile, bütün yaşanmışlıkların en sahic...

Bana yine mektuplar yaz (Zagor - Kısacümleler 3/3)

Resim
   Bana yine mektuplar yaz, hatta elektrikler kesilsin yağmur yağsın semtinizdeki büyük trafoda yangın çıksın. İtfaiye ironik bir biçimde yağan yağmurda yangına su püskürtsün ama çocuklar korkmasın gök gürültüsünden. Olay yerinde ölmeyi becerememiş biri olma ümidi ile hızlı giden ambulanslar olmasın yada hasta ol yataktan kalkma burnun aksın sürekli hapşır ve sadece yarım kase çorba iç mektubuna e rtesi gün devam et, ağız dolusu cümleler yaz hatta öyle cümleler olsun ki iki üç beş on defa okuyayım anca anlayayım, kısa olmasın on beş dakikalık şifreli yayınlar gibi. Bana mektuplar yaz uzun uzun olsun iki günde anca okuyayım, bana yine mektuplar yaz. Gecenin bir yarısı, saate bile bakmadan kaç olduğunu anlaya bileceğim zifirilerde uykumu bölerek ara beni hiç beklemediğim anda hiç beklemediğim bir ses tonu ile, numaran gizli olsun açıp açmamak arasında tereddüt edeyim ama sen yinede ara beni gecenin üçünde beşinde, uzun uzun şiirler oku yine, ben yine biraz alkollü...

Where is my mind?

Resim

Yalnız-ılık (Zagor-Kısa cümleler 3/3)

 buraya not yalnız-ılık bir karışım. (bekle)

LÖSEV Gönüllüsü Olmak Bir Ayrıcalıktır...

Resim
Büyük LÖSEV Ailesi, lösemili&kanserli çocuk ve ailelerin bu zorlu mücadelede yalnız olmadıklarını göstermek için sevgi ve azimle çalışan bir vakıftır. LÖSEV kurulduğu 1998 yılından bugüne dek faaliyetlerini duyarlı kişi ve kuruluşların destekleri ve binlerce GÖNÜLLÜSÜ’nün katkılarıyla gerçekleştirmiş; Türk halkının konu hakkında daha bilinçli ve duyarlı olmasıyla beraber tedavide %91'lere çıkardığı başarısını %100’e çıkartmayı hedeflemiştir. LÖSEV'e gönlünü veren gönüllüler LÖSEV’in her etkinliğinde aktif rol almakta, vakıf çalışmalarına aktif katılım göstererek çocukları hayata bağlamaktadırlar. Yüreğinde paylaşım ve sevgiye yer olan herkesi Lösev gönüllüsü olmaya davet ediyoruz. Lösev gönüllüsü olabilmek için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli: http://bit.ly/losevgonullusu Lösev’i Facebook’ta takip etmek için: www.facebook.com/losev0660 Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınızla deste...

Derin Mezarlar (Zagor-Kısa cümleler 2/3)

Resim
"Beklentileri karşılamak için anlamsız sorumlulukları sırtlamak en az bir ruhun bedenden ayrılmasını izlemek kadar acı vericidir"  ( Evet tam olarak böyle uzun bir cümleyi  gözlerini  kırpmadan, bulanmış gözlerimin içine  bakarak söyledi. Bir ruhun bedenden ayrılmasını izlemek kadar acı verici bir şekilde . ) Onun anısına  -Tam olarak yerini bilemesem de  sol yanımda derince bir mezar var, ister kalp deyin ister yürek isterseniz kimsesizler mezarlığı  hatta kimilerine göre bir buz dolabı ama asla  yosun tutmuş bir taş olmadı, bunu başara bilmesi için sanırım bütün eylemlerine son vermek lazım, kısaca ölüm. Ama  böyle  basit bir nedenden yada böyle  kısa cümleler ile anlatılmamalı bu, ne bileyim belki Oskar'a aday gösterilen ilk yazı kıvamında olmalı  belkide Nobel fizik ödülüne laik görülmeli anca o zaman hak ettiği durgunluğa  kavuşabilir ve anca o zaman ne kadar anlamsız olduğu  anlaşılabilir. -Hem o ...