Sayfalar

3 Mart 2012 Cumartesi

Cahilmiyiz neyiz?




Bir makale ile gel bana, yarım kalmış mısralarına sıkıştır kahpe gülüşlerini, satır aralarında kaybolsun orospu bakışlı gözyaşların, bir hayat ile gel bana esrarı yudumlayan aç gibi… Narsist tavırlar içinde bağlanma bana, vücudumun en ücra yerlerine…
-Canın sıkılıyorsa bana bir şarkı söyle… Eşcinsel hayatların eşleri ile olmadığı ahlaksız hayatı, kısa menzilli ağır topları, hayatları, tez ile sun önüme… Canın sıkılıyorsa dök içindeki şehveti en derin arzuların ile, bir fahişenin umursamaz inlemeleri gibi… Sahte orgazm’ın en sahici yanı ile… Bana kendini anlat…
-Canın mı sıkılıyor hala? Bana beni anlat ben dinlerim kendimi… En sahte bakışların ile süz beni, ahlaksız dilin ile tahrik et yalancı duygularımı…
-Cahiliye dönemine dönsün dört duvar arasında kalmış iki beden, sen ve ben… Cahil sözler ile kandırsın bu günahlar bedenini içindeki ve dışındaki sen…
-Bulunduğumuz an’ın dengesini bozan dengesiz hallerimizin resmini çiz kan ile siyah pis ve kirli duvarın en beyaz yerine, imzanı bas altına, altına girdiğin erkeklerin anısına!.. Ne fark eder erkekler, İstanbul senin bacaklarının arasında!..
-Üvey şaşkın bakışı ile aptal gülüşün sinirimi bozuyor, üvey annenin öz evladı döver sahnesi gözümde canlanıyor… Küçük bedenine inen her bir haksız darbede üvey anneye sıkıyorum hayat dair en anlamsız zehir tadına küfürlerimi, akıtıyorum… İşkence tadında karamelli çikolata hayatım, yediler bitti…
-Sen anlatmadan anlatıyorum kendimi, küstah halim ile beni başbaşa bırakmadığın için teşekkür ederim…
-Her gece rüyamda yüksek yerden düşüşümü görüyorum. Boynum kırılıyor, hissetmemem gereken acıyı iliklerime kadar hissediyorum, senin sahte bakışın kadar gerçekçi oluyor. Her gece inadına tekerrür eden hadise, aklıma intiharı sokuyordu, çıkmaz sokakta sıkışmış belediye işcilerinden kaçan sokak köpeğinin yalvarır bakışları… Beni benden ayıran son saniyeler, fare zehiri ile kokteyl yapılmış derin acılı Türk kahvesi… Nargile bahçesinde oysa o kadar da tatlıydı ki, hayata dair anlamlı sözleri sarf ederken bu bedenin arsız dili… Uslu çocuktum, şimdi ne de olsa zehir bedenimdeydi artık, ölüme karşı arsızlık, terbiyesizlik olur bu saatten sonra.
Kusuyorum, bedenim panzehir salgılarcasına kusuyorum… Ne kadar ezik bir haldeyim, ölmeyi bile beceremiyorum…
Cahil miyiz neyiz ?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

denemelisin