Sayfalar

2 Mart 2012 Cuma

-Merhaba yine ben...


1. kapak. Merhaba yine ben ve bu sefer ellerim boş geldim ve biliyor musun sana anlatacaklarım var. Üstüne  giydirilmiş o tanrıça elbisesi hangi ütopyanın mamulüdür bilmem ama  şunu bilmelisin ki senin tanrıça olduğun yerde ben bir ateistim. (dejenere)
(Tehlike anında okunacak ayetler yazdım bu sefer kendime kendi içimdeki tanrıyla savaş ederken)
Ölüm arkam sağım solum pardon yanlış oldu, ölüm arkam sağım solum aaaa yine yanlış  oldu, ölüm arkam sağım solum.
Her neyse.
Nerede kalmıştık? “Merhaba”:
Dürüst olmak gerekirse birçok konuda  dürüst olmadım, dürüst biri olmayan birinin dürüstlük kavramı üstüne dürüst olmaya çalışması ne derecede ironikse eeeee  ironiktir işte  bir bağlam bulamadım idare et. ( aslında kafa s*kmekten başka bir şey değil.)
Ortalama otuz metre karelik bir ortamdan nefes alabildiğim  kadarı ile susmaya çalışıyorum şu an ve biliyor musun bu saat dolaylarında meteor yağmuru var ve ben dışarıdaki ısırgan hayvanların götlüğü yüzünden bunu izleyemiyorum.
Ve ben şunu istiyorum, yani bunu aslında başka istediklerim de var ama şunun olmasını çok isterdim.
2. kapak…
Her neyse…
Bir martının üstüne atlayıp,  kaçırıp buradan beni uçurmanı o kadar çok isterdim ki yakalayamadığım  huzurun peşine düşüp bilmem hangi galaksinin tenhalığında yakalayıp evire çevire döverdim ama seni Jüpiter’de bırakmak zorunda kalırdım bir anlamı yok sadece en bilindik aklıda o var diye ama sen istersen Plüton’a da gidebilirsin ama Mars olmaz orada Marslı canavarlar var ve seni orada koruyamam. Aslında kırmızı pelerinimi unuttuğum yerden almayalım, kendimi de koruyamıyorum üzülme zaten  zaten üzüldüğünü de sanmıyorum çünkü çakma bir Zagor’dan öteye gidemediğimi sen de ben de “o” da biliyor.
“O” dediğime  bakma, “O” dediğim içimdeki sen, karşımdaki sen ile çok farklı onun senden senin de ondan haberin yok ama şu dolaylarda  senin ondan haberin oldu, ama sorun değil onun hala senden haberi yok ya da  bunu sorun yapıp seni öldürmem mi gerek?  ( Yok, sevmedim bunu  sen yaşa o da yaşasın, sen onun varlığından bihabermiş gibi takıl ama dikkat et kancan deri ceketime değmesin canı çok acır söyleyemez sen yokken susturamam onu ağlarken)
Hem ben şu an tıklım tıklım otobüs kadar bir yalnızlık içindeyim uyumuş numarası yapıp yaşlı ve  hamile sessizliklere yer vermiyorum.
3. kapak…
Tükürmeyi ben öğretmiştim sana ama bu sefer lütfen ağız dolusu balgam ile karşılama beni tamam tekrardan geleceğimden değil ama  var ya benden başkaları  o yüzden yani senin yüzünden yani bu yüzden.
4. ve 5. kapak…
-Merhaba yine ben ve beni özledin mi?

3 yorum:

  1. - “O” dediğime bakma, “O” dediğim içimdeki sen, karşımdaki sen ile çok farklı onun senden senin de ondan haberin yok ama şu dolaylarda senin ondan haberin oldu, ama sorun değil onun hala senden haberi yok ya da bunu sorun yapıp seni öldürmem mi gerek? - bunu nasıl başarabiliyoruz sahiden merak ediyorum...

    YanıtlaSil
  2. hangi anlamda sorduğuna bağlı bu :\

    YanıtlaSil
  3. karşımızdaki insana kendi kafamızda oluşturduğumuz anlamları yükleyip "O" nu kendi yarattığımız insan yapmayı nasıl başarabiliyoruz anlamında.

    YanıtlaSil

denemelisin